• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/edebiyatcimiz

Şiir Bilgisi




Şiirde Ahenk Unsurları

1. Ölçü (Vezin)

Şiirde, hecelerin sayılarına ya da heceyi oluşturan seslerin uzunluk ve kısalıklarına göre bir düzen oluşturulur. İşte bu düzene ölçü denir. Edebiyatımızda hece, aruz ve serbest olmak üzere üç tür ölçü kullanılmıştır.



1.1. Hece Ölçüsü (Hece Vezni)

Her ölçü bağlı bulunduğu dilin yapısından doğar. Bu nedenle Türk dilinin doğal ölçüsü, hece ölçüsüdür.

Hece ölçüsü, dizelerdeki sözcüklerin hece sayısının belli bir düzene bağlı olarak eşitliği temeline dayanır.

Örnek

Ateşten zaran bir gül arar da
1  
2   3   4 5  6    7    8  9 10 11
Ge
zer bağdan bağa çoban çeşmesi
1    
2     3    4    5  6    7  8    9  10 11

Yukarıdaki dizeler, 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.



NOT:
 Hece ölçüsünde dizeler okunurken belli bölümlere ayrılır.
Bu bölüm yerlerine durak denir. Durak, sözcükler bölünerek yapılmaz, sözcüklerden sonra yapılır.

Şiirler “4 + 4 + 3 = 11”,
“6 + 5 = 11”,
“4 + 3 = 7” gibi duraklardan oluşabilir.


Örnek

Uzun ince bir yoldayım
4              +           4         =    8 hece
Gidiyorum gündüz gece
4              +           4         =    8 hece
Bilmiyorum ne hâldeyim
4              +           4         =    8 hece
Gidiyorum gündüz gece
4              +           4         =    8 hece




1.2. Aruz Ölçüsü (Aruz Vezni)

Hecelerin uzun veya kısa, kapalı ya da açık oluşuna dayanan hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sağlandığı nazım ölçüsüne aruz ölçüsü denir.

Türk edebiyatında aruzun kullanıldığı ilk örnek 11. yüzyılda Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Biligtir.

Modern Türk şiirinde Tevfik Fikret, Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve Mehmet Âkif aruzu başarıyla kullanmışlardır.

Aruz vezninde kullanılan ulamalara vasl,

vezin gereği kısa hecenin uzun gibi okunmasına imale,

uzun hecenin kısa gibi okunmasına zihaf,

uzun hecenin olduğundan daha uzun (bir buçuk hece) okunmasına med denir.

Aruz vezni bulunurken ünsüzle biten (kapalı) heceler çizgiyle, ünlüyle biten (açık) heceler noktayla gösterilir.




1.3. Serbest Ölçü

Hece, aruz gibi herhangi bir ölçüye bağlı kalınmayan ölçüdür. Hecelerin açık veya kapalı olmasına ya da sayılarına bakmaksızın şairin tamamen kendi üslubuna göre yazmasıdır.

Serbest ölçü, Türk şiirinde 1940’lardan sonra Orhan Veli Kanık ile yaygınlaşmaya başlamıştır.


Örnek

Gemiler geçer rüyalarımda
Allı pullu gemiler, damların üzerinden
Ben zavallı
Ben yıllardır denize hasret
Yukarıdaki dizeler serbest tarzda, yani ölçüsüz olarak yazılmıştır.




2. Kafiye (Uyak)

Dizelerin sonundaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin benzerliğine kafiye (uyak) denir.


Örnek

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol

Bu dizelerdeki “yol” ve “kol” sözcüklerinde “-ol” sesleri benzerdir. Dize sonundaki bu iki ses benzerliği kafiyeyi oluşturmuştur.



 

Kafiye (Uyak) Çeşitleri

2.1. Yarım Kafiye (Yarım Uyak)

Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki tek ses benzerliğine yarım uyak denir.



Örnek

» Ve deniz aynı deniz
   O gülüşten eser yok yalnız

Yukarıdaki dizelerde bulunan “deniz” ve “yalnız” sözcüklerindeki ortak ses “-z” dir. Dize sonundaki bu bir ses benzerliği yarım kafiyeyi oluşturur.


» Ben çektiğim kimler çeker
   Gözlerim kanlı yaş döker


Yukarıdaki dizelerde bulunan “çeker” ve “döker” sözcüklerinin sonundaki “-er” sesleri iki sözcükte de aynı görev ve anlamda kullanıldıkları için “redif“tir. “-er” sesi dışındaki ortak olan “-k” sesi ise “yarım uyak”tır.



2.2. Tam Kafiye (Tam Uyak)

Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki iki ses benzerliğine tam uyak denir.

Örnek

» Söğüt giz fısıldar sayıklar meşe
   Ayık düş görür her bucak, her köşe


Yukarıdaki dizelerde “meşe” ve “köşe” sözcüklerinde iki ses benzerliği vardır: “-şe” Bu iki ses benzerliği tam kafiyeyi oluşturmuştur.




2.3. Zengin Kafiye (Zengin Uyak)

Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki üç veya daha fazla ses benzerliğine zengin uyak denir.

Örnek

» Ne hoştur kırlarda yazın uyanmak
    Bulutlar ufukta beyaz bir yumak


Yukarıdaki dizelerde bulunan “uyanmak” ve “yumak” sözcüklerinde “mak” üç ses benzerliği vardır. Bu da zengin kafiyeyi oluşturmuştur.




2.4. Cinaslı Kafiye (Cinaslı Uyak)

Dize sonlarında yazılışları aynı, anlamları farklı olan sözcükler cinaslı uyak oluşturur.


Örnek

»  Niçin kondun a bülbül
    Kapımdaki asmaya
    Ben yarimden vazgeçmem
    Götürseler asmaya

»
 Bunu anlamayan da var mı 
   Bunu anlamayan davar mı 

.


» Madem çoban değilsin
   Arkandaki sürü ne
   Beni yârdan ayıran
   Sürüm sürüm sürüne


Yukarıdaki dizelerde “sürü ne” ve “sürüne” yazılışları aynı, ama anlamları farklı sözcüklerdir. Bu yüzden bu sözcükler cinaslı kafiyeyi oluşturmaktadır.




3. Redif

Dize sonlarındaki yazılışları, görevleri ve anlamları aynı olan ek, sözcük ya da sözcük gruplarına redif denir.

Redif, sadece eklerden oluşmaz. Hem ek hem sözcükten, hatta sözcük gruplarından da oluşabilir.




Örnek

» Açılmış çiçektir her gülen dudak 
   Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak

Bu dizelerde “gülen dudak” sözcükleri,

» İyi doğru sözler onda
   Şefkat dolu gözler onda


Bu dizelerde ise “-ler” eki ve “onda” sözcükleri görevleri ve anlamları aynı olduğu için redifi oluşturmuştur.

 


4. Kafiye Şeması (Uyak Düzeni / Kafiye Örgüsü)

Kafiye düzeni şiirin biçimsel bir özelliğidir. Kafiye düzeni (örgüsü), dizelerin sonlarına bakılarak çıkarılır.
Kafiye örgüsünün, mısraların son seslerindeki düzene göre çeşitleri vardır.




4.1. Düz Kafiye (Düz Uyak)

Bir dörtlükte bütün dizelerin ya da ilk üç dizenin veya birinci dizeyle ikinci, üçüncü dizeyle dördüncü dizenin kafiyeli oluşuna düz uyak denir, “aaaa”“aaab”“aabb” gibi.

……………a             |                
……………a             |                
……………a
……………a
             |                
……………a             |                  
……………a
……………a             |              
……………b  
        |                  
……………a
……………a             |                
……………b             |                  
……………b



Örnek

Ayaklar, çeşit çeşit kunduralar içinde             (a)
Ayaklar, yarı çıplak, paçavralar içinde            (a)
Ayaklar, odalarda, bir çift yavru güvercin       (b)
Tutup avuca almak, okşayıp öpmek için          (b)




4.2. Çapraz Kafiye (Çapraz Uyak)

Dörtlüğün birinci ve üçüncü dizeleri ile ikinci ve dördüncü dizelerinin kendi aralarında kafiyelenmesine çapraz uyak denir.

……………a
……………b
……………a
……………b

Örnek

Bir garip rüya rengiyle            (a)
Uyumuş gibi her şekil             (b)
Rüzgârda uçan tüy bile           (a)
Benim kadar hafif değil          (b)

 


4.3. Sarma Kafiye (Sarma Uyak)

Dörtlüğün birinci ve dördüncü dizeleri ile ikinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında kafiyeli olmasına sarma kafiye denir.

……………a
……………b
……………b
……………a




Örnek

Her dakika biraz daha kırılan                    (a)
Kalbim parçalanmış, yazıkiçimde           (b)
Artık ızdırap yok, artık içimde                  (b)
Çöreklenmeyecek her gün bir yılan          (a)