• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/edebiyatcimiz

Edebi Akımlar

 

BATI EDEBİYATI AKIMLARI

 

 


HÜMANİZM (İNSANCILIK)

  • Hümanizm, edebiyatı da etkilemiş ve edebiyat akımı ola­rak etkili olmuştur.
  • İtalya’da doğan bu akım 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar etkisini sürdürür.
  • Hümanizm Rönesans’ın hazırlayıcısı olmuştur.
  • Hümanizmde Eski Yunan ve Latin edebiyatlarından hare­ketle (dünyaya bakışları, işledikleri konular…) insanlığa seslenme amaçlanmıştır.

 

HÜMANİSTLER VE ESERLERİ

 

Dante Alighieri (1265-1321): İtalyan edebiyatının kurucusu ve Rönesans'ın hazırlayıcısı şair.

Eserleri: İlâhî Komedya, Yeni Hayat, Canzoniere.

Francesco Petrarca (1304-1374): İtalyan şairi.

Eserleri: Canzoniere, Trionfi, Le Rirne.

 

Giovanni Boccacio (1313-1375): Hikâye türünün yaratıcısı ve ilk yazarı, İtalyan asıllı yazar hikâyelerini "Decamerone" adlı kitabında toplamıştır.

Eserleri: Flostirato, Ameto, Flocolo.

 

François Rabelais (1490-1553): Fransız yazar ve düşünürü.

Eserleri: Pantagruel, Gargantua, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap, Beşinci Kitap.

 

Pierre de Ronsard (1524-1585): Rönasans devrinin Dante'den sonra en ünlü Fransız asıllı şairidir.

Eserleri: Aşklar; Odlar, Eglogalar.

 

Michel de Montaigne (1533-1592): Serbest düşüncenin öncülerinden olan meşhur Fransız yazarı. Tek eseri "Denemeler" adını taşır.

 

Migel de Cervantes (1547-1616): İspanyol edebiyatının ünlü yazan. Galatea ve Don Kişot romanlarıyla tanınır.

 

William Shakespeare (1564-1616): İngiliz ve dünya tiyatro edebiyatının büyük sanatkârı.

Eserleri: Windsorlu Şen Kadınlar, Yanlışlıklar Komedisi, Kum Gürültü, Beğendiğiniz Gibi, Hırçın Kız (komedi), Venedik Taciri, Fırtına (dram), Romeo ve Juliet, Hamlet, Julius Caesar, Machbeth, Othello, Kral Lear (trajedi).

 

 

KLASİSİZM (KURALCILIK)

 

  • Boilleau, bu akımın kuramcısıdır
  • 17. yüzyılda Fransada ortaya çıkmıştır.
  • Eski Yunan ve Latin kaynakları esas alınmıştır.
  • Akla ve sağduyuya önem verilmiştir.
  • İnsan doğasına, gerçeğe uygun konular seçilmiştir.
  • Doğa örnek alınmıştır; Klasizm’de DOĞA kavramı insanın iç doğası anlamında kullanılmıştır.
  • Konuya değil konunun işleniş biçimine önem verilmiştir.
  • Seçkin ve olgun kişiler iç dünyalarıyla konu edilmiştir.
  • Erdeme, ahlaka büyük önem verilmiştir.
  • Yazarlar, eserlerine kendi kişiliklerini yansıtmamışlardır.
  • Yüksek tabakanın konuşma dili esas alınmıştır.
  • Kaba sözlere yer verilmemiştir.
  • Biçimce kusursuz eserler ortaya koymaya çalışmışlardır.
  • Süssüz ve açık bir anlatım esas alınmıştır.
  • Dini konulara yer verilmemiştir.

  

Klasisizmin Temsilcileri

 

Pascal ve Descartes (Felsefe)

Boileau (eleştiri)

La Fontaine (fabl)

Racine, Corneille (trajedi)

Moliere (komedi)

Madame de La Fayette (roman)

La Bruyere (karakterleriyle)

Bossuet (hitabet)

 

Türk Edebiyatında Klasisizmin Temsilcileri

 

Türk edebiyatı Batı'ya açıldığında klasisizm dönemi kapandığından, bu akımın etkisi Türk edebiyatında fazla görülmez. Yine de Şinasi, Ahmet Vefik Paşa ve Direktör Ali Bey klasisizmin edebiyatımızdaki temsilcileri olarak sayılabilir.

 

Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" adlı tiyatrosu, La Fontaine'den yaptığı çeviriler ile Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere'den yaptığı çeviriler klasisizmin etkisinde ortaya konmuş yapıtlardır.

 

 

 

 

ROMANTİZM (COŞUMCULUK)

 

  • 18. yüzyılda Klasisizme tepki olarak  doğmuştur.
  • ROMANTİK sözcüğünü ilk kez kullanan kişi J.J. Rousseau’dur.
  • Madem de Steel’in Almanya Üzerine adlı eseriyle bu akım Fransa’da tanınmıştır; Romantizmin kurallarını Fransız sanatçı Victor Hugo, “Cromwell” adlı eserinin önsözünde ortaya koymuştur.
  • Fransız İhtilalı’nın etkisiyle gelişim göstermiş, 19.yy’dan sonra ise Fransa’da sistemli bir akım haline gelmiştir.
  • Hayal ve duyguya büyük önem verilmiştir.
  • Aşk, ölüm, doğa konuları işlenmiştir.
  • Konular din duygusuna dayanır.
  • Toplum için sanat anlayışını savunmuşlardır.
  • Kişilerin değil toplumun düzeltilmesi amaçlanmış, kişiler içinde bulundukları çevreyle birlikte değerlendirilmiştir.
  • Klasisizmde ihmal edilen “doğa”ya önem verilmiştir.
  • Doğa tasvirlerine geniş yer verilmiştir.
  • Sanatlı ve mecazlı bir dil kullanılmıştır.
  • Yunan ve Latin edebiyatları yerine, milli hikâye ve efsaneler kaynak olarak alınmıştır.
  • Sanatçı kendini eserlerinde gizlememiş, taraf tutmuş okura yol göstermiştir.
  • Eserlerde iyiler hep iyi, kötüler hep kötü olmak üzere tek yönlüdür.
  • Yazarlar, “iyi” den yana olmuşlardır.
  • Olaylar anlatırken, tesadüflere ve olağanüstülüklere çokça başvurulmuştur.
  • Roman türünde yaygınlaşmıştır.

 

ROMANTİZMİN TEMSİLCİLERİ

 

 FRANSIZ: Vıctor Hugo, J.J. Rousseau, Lamartine, Aleksandre Dumas, Chateaubriand

ALMAN: Goethe, Schiller

İNGİLİZ: Lord Byron

                                                

Türk Edebiyatında Romantizmin Temsilcileri

 

  Tanzimat edebiyatı dönemindeki ürünlerin çoğunluğu Romantizmin etkisiyle kaleme alınmıştır.

(Roman ve tiyatrolarıyla) Namık Kemal

(İlk romanlarıyla) Ahmet Mithat Efendi

(Şiirleriyle) Recaizade Mahmut Ekrem

(Tiyatrolarıyla) Abdülhak Hamit Tarhan

(Şiirleriyle) Ziya Paşa

 

 

 

REALİZM (GERÇEKÇİLİK)

 

  • 19. yy’da Romantizme tepki olarak ortaya çıkmıştır.
  • Akımın ortaya çıkışında August Comte’un pozitivist felsefesinin etkisi vardır.
  • Realizm akımı G. Flaubert’ Madam Bovary adlı romanını yayımlamasıyla tam bir akım halini almış ve yaygınlaşmıştır.
  • Gözlem ve belgelere büyük önem verilir.
  • Çevre, insan gelişiminde önemli olduğundan önemsenmiştir.
  • Sanat için sanat” anlayışı savunulmuştur.
  • Olağanüstü olay ve kişilere yer verilmemiştir.
  • Psikolojik çözümlemelere çok yer verilmiştir.
  • Yazarlar, eserlerde kişiliklerini gizlemişlerdir.
  • Açık, anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
  • Özellikle roman ve öykü alanında eser verilmiştir.
  • Realizmden etkilenen şiir akımına parnasizm denir.

 

Realizmin Temsilcileri

 

Bu Akımın Hazırlayıcıları: Stendhal ve Honore de Balzac’tır.

RUS: Lev Tolstoy, Dostoyevski, A. Çehov

FRANSIZ:  Flaubert, Alphonso Daudet, Turgengev

AMERİKAN: Charles Dickens, Mark Twein

 

Türk Edebiyatında Realizmin Temsilcileri

 

  • Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası)
  • Sami paşazade Sezai (Sergüzeşt)
  • Nabizade Nazım (Karabibik)
  • Halit Ziya Uşaklıgil (Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar)
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Kiralık Konak, Yaban…)
  • Memduh Şevket Esendal (Ayaşlı ve Kiracıları)
  • Reşat Nuri Güntekin (Romanlarıyla)
  • Refik Halit Karay (Romanları ve hikâyeleriyle)
  • Sait Faik Abasıyanık (Roman ve hikâyeleriyle)

 

 

 

NATÜRALİZM (DOĞALCILIK)

  • 19. yy’da Realizmin gerçeklik için yeterli olamadığı düşün­cesiyle, Realizmle aynı dönemde ona tepki olarak ortaya çıktı.
  • Natüralizmin kurucusu Fransız yazar Emile Zola’dır.
  • Realizmdeki gözlemciliğin yanında, Determinist görüşle bilimsel deneylerden yararlanmak esas kabul edilmiştir; bu nedenle Emile Zola yirmi ciltlik “Deneysel Roman”ını yazmış, bunda bir ailenin genetik tarihini anlat­mıştır.
  • Sanat için sanat” anlayışını savunmuşlardır. Soyaçekim ve içgüdülerin insan davranışındaki önemi vurgulanır.
  • Eserlerin savunduğu bir tez vardır.
  • “Sanat, doğanın kopyasıdır.” düşüncesini savunurlar. Yazarlar eserlerde kişiliklerini gizler.
  • Naturalist yazarlar olayları bir ‘’Bilim Adamı’’ gözüyle incelemiştir.
  • Eserlerin dili yalın ve doğaldır, eserlerde argoya yer verilir. Kahramanlar yetiştikleri çevrenin diline göre konuşturulmuştur. Ahlaki bir amaç güdülmez.
  • Hayatın kötü yanları, kişilerin çirkin özellikleri anlatılmıştır.
  • Çevrenin insan kişiliğinin oluşumundaki etkisi göz ardı edilmediğinden çevre ve insan tasvirleri yapılmıştır.
  • Natüralizm, roman, öykü ve tiyatro türlerinde gelişmiştir.

Natüralizmin Temsilcileri

  • Emile Zola
  • Guy de Maupassant
  • J. Steinbeck
  • E. Hemingvay

 

Türk Edebiyatında Natüralizmin Temsilcileri

     Türk edebiyatında bu akımın ilk izleri Tanzimat dönemi sanatçısı Nabizade Nazım'da görülür. Edebiyatımızda natüralizm akımına en yakın eserleri veren sanatçı Hüseyin Rahmi Gürpınar'dır. Ancak Gürpınar, eserlerinde sosyal eleştiriye yer vermesi yönünden natüralistlerden ayrılır

 

 

 

 

PARNASİZM (ŞİİRDE GERÇEKÇİLİK)

 

  • 19. yy’da ortaya çıkmıştır.
  • Realizmin şiirdeki yansımasıdır; başka bir ifadeyle duygu­sal, içe dönük olan romantik şiire tepki olarak doğmuş, Realist Şiir Akımıdır.
  • Sadece şiirde görülen bir akımdır.
  • Şair, şiirde kişiliğini gizlemiş gözlemlerini nesnel bir şekilde yansıtmıştır.
  • Şiirlerde felsefi düşünceler, bilimsel görüşler işlenmiştir.
  • “Sanat sanat içindir” felsefesiyle yazılan şiirlerde, “kuyum­cu titizliği” görülür; sözcük seçimine, ölçü, kafiye ve redif gibi şiirin şekilsel unsurlarına büyük önem verilmiştir.
  • En çok “sone” biçimi kullanılmıştır.
  • Eski Yunan ve Latin kültüründen tarihi’ olaylardan ve efsanelerden etkilenilmiştir.
  • Dil, açık ve yalındır.
  • Betimlemelerle adeta resim çizilmiştir.
  • Şiirin güzelliği, topluma yararlılığına tercih edilmiştir.
  • Türk edebiyatında Servet-i Fünun şairleri bu akımdan et­kilenmişlerdir.

Parnasizmin Temsilcileri

  • Gautier
  • Lisle
  • Prudhomme
  • J. Maria de Heredia

Türk Edebiyatında Temsilcileri

     Parnasizm Türk edebiyatına Servet-i Fünun döneminde girer. İlk izleri Cenap Şahabettin'de olsa da bu akımın en belirgin etkileri Tevfik Fikret'te görülür. Kimi yönleriyle Yahya Kemal de bu akımdan izler taşır.

 

 

 

SEMBOLİZM (SİMGECİLİK)

  • Realizme ve realizmin şiirdeki yansıması olan Parnasizme tepki olarak 19. yy’da ortaya çıkmıştır.
  • Sembolizme göre: Gerçeği olduğu gibi anlatmak imkânsızdır. Dış dünya duyuların yanıltmasıyla ulaşır insana. O halde her insan dış dünyayı farklı algılar. Dolayısıyla şair şiirde izlenimlerini anlatmalıdır.
  • İzlenimler, sembollerle anlatılır.
  • Kapalı bir anlatım söz konusudur.
  • Şiirlerde musiki ve ahenge çok önem verilir.
  • Şiirde biçim kusursuzluğu aranır.
  • Özellikle şiirde sonra da tiyatroda gelişmiştir.

Sembolizmin Temsilcileri

  • Baudelaire
  • Rimbaud
  • Mallarme
  • Paul Valéry
  • Verlaine
  • Edgar Allen Poe

 

Türk Edebiyatında Sembolizmin Temsilcileri

 

   Bu akımın ilk uygulayıcısı Cenap Şahabettin'dir. Ancak bu akımın en başarılı örneklerini Ahmet Haşim vermiştir.

 


EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK)

 

  • 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da ortaya çıkmıştır.
  • Doğa, olduğu gibi değil sanatçıda bıraktığı izlenimlerle anlatılır.
  • Şiirde öznelliğe önem verilir.
  • Sanat için sanat anlayışıyla hareket edilir.
  • Sembolizmin bazı özelliklerini taşır ancak sembolizmden farklı olarak şairler, biçime, uyağa önem vermezler.
  • Sembolizmden farklı olarak izlenimler imgelerle yapılmaz.
  • Nesnelere değişik anlamlar yüklenir.
  • Sanatçılarda, sembolizm ve empresyonizm genellikle bir arada görülür.

Empresyonizmin Temsilcileri

  • Monet
  • Sisley
  • Cezanne

Türk Edebiyatında

 Tamamıyla bu akıma bağlı sanatçı yoktur, Ahmet Haşim, Cenap Şahabettin ve A. Muhip Dıranas’ta etkileri görülür.

 

 

KÜBİZM

 

  • Empresyonizme tepki olarak doğmuştur.
  • Daha çok resim ve heykelde etkili olmuştur.
  • Düşünceler geometrik şekillerle dile getirilir.

 

Temsilcileri

Picasso, Max Jacop, Apollinaire

 

 

 

 

FÜTÜRİZM (GELECEKÇİLİK)

  • 1909′ da İtalyan şair Marinetti tarafından kurulmuştur.
  • Geleneksel sanat değerlerini yok saymışlar, özgürce yeni biçimlerle eserler vermişlerdir.
  • Sanatın bütün dallarında makineyi ve hızı yansıtmak is­terler.

 

Fütürizmin Temsilcileri

  • Marinetti
  • Mayakovski

Türk Edebiyatında Fütürizmin Temsilcisi:

  • Nazım Hikmet Ran

 

 

DADAİZM (KURALSIZLIK)

  • 1916’da Tristan Tzara tarafından kurulmuştur.
  • Kuralsızlığı kural edinen, her türlü ahlak, dil ve estetik ku­ralını yıkmayı amaçlayan bir akımdır.
  • Şiirlerini rasgele bir araya getirdikleri sözcüklerle yazmış­lardır.

 

Dadaizmin Temsilcileri

  • Tristan Tzara
  • Jean Arp
  • Richard Hülsenbeck
  • Marcel Janco
  • Emmy Hennings

 

SÜRREALİZM (GERÇEKÜSTÜCÜLÜK)

  • İlkeleri Fransız şair Andre Breton tarafından 1924’te or­taya konulmuştur.
  • Freud’un psikanaliz yöntemi temel oluşturur.
  • Sanat, insanı anlatmalı ise insanın gerçek kişiliği, bilinçal­tındaki istek, eğilim ve korkularda ortaya çıkar. Bu nedenle bilinçaltını ortaya çıkaran rüya, sayıklamalar gibi anlatım­lara önem verilir.
  • Bilinçaltını akıl ve mantıktan üstün tutmuşlardır.
  • Otomatik yazı” denen bir yazı sistemi ile sanatçı aklından geçenleri dil bilgisi kurallarını düşünmeden yazar ve böy­lelikle ortaya bir sanat eseri çıkar.

 

Sürrealizmin Temsilcileri

  • André Breton
  • Paul Eluard
  • Louis Aragon

 

Türk Edebiyatında Sürrealizmin Temsilcileri

 

    Garip akımı şairleri Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu bu akımdan etkilenmişlerdir.

 

 

EGZİSTANSİYALİZM (VAROLUŞÇULUK)

 

  • Martin Heidegger’in varoluşçuluk felsefesinin edebiyattaki yansımasıdır.
  • Edebiyattaki kurucusu Jean Paul Sartre’dır.
  • Descartes’in “Düşünüyorum öyleyse varım.” felsefesine yani akla dayanır.
  • Varoluşçuluk, insanın varoluşuyla doğal nesnelere özgü varlık türü arasındaki karşıtlığı büyük bir güçle vurgulayan, iradesi, bilinci ve aklı olan insanların irade ve bilinçten yoksun nesneler dünyasına fırlatılmış olduğunu öne süren bir düşünce akımıdır.
  • Varoluşçuluğa göre: İnsan karşılaştığı durumlar karşısında en iyiyi en doğruyu aklıyla seçecektir. Ancak bu bir buna­lımla olacaktır. Dolayısıyla insan sorumluluk bilinciyle ha­reket eder ve kendini var eder. Çünkü insan, karakterini kendi yaratarak var olur.
  • Cumhuriyet Dönemi’nde edebiyatımıza giren bu akımdan Edip Cansever ve Yusuf Atılgan etkilenmiştir.

Temsilcileri

  • Jean Paul Sartre
  • Albert Camus
  • Andre Malraux
  • Simone de Beauvoir

 

 

 

SEZGİCİLİK (İNTÜİSYONİZM)

 

  • Bu akımın düşünceleri büyük ölçüde Fransız filozof Henri Bergson’un ‘sezgicilik/ruhçuluk’ felsefesine dayanır.
  • Materyalizme ve pozitivizme karşı olan, idealist bir yakla­şımdır.
  • Bu anlayışa göre bilginin asıl kaynağı akıl değil sezgidir.
  • İnsanın sezgi gücünün hayalleri ve duyguları belirlediği, maddenin, varlığın buna bağlı olarak şekillendiği savunulur; dış dünya, varlık, madde, eşya, ruhun, düşüncenin bir ürünüdür.
  • Sembolist şairlerin, saf şiir anlayışını savunan şairlerin varlığa yaklaşım biçimleri büyük ölçüde sezgici felsefeye dayanır.
  • Belirleyici olan somut varlık değil, şairin duyuş, görüş, düşünüş tarzıdır. Dış dünya insanın iç dünyasını ifade etmeye yarayan simgeler âlemidir.
  • Dış dünya; düşünceyle, duyguyla, algıyla, rüyayla anlam­landırılabilir.
  • Bu akım edebiyatımıza Cumhuriyet Dönemi’nde girmiştir.

Türk Şiirinde sezgici yaklaşımın en önemli temsilcisi Ahmet Hamdi Tanpınar’dır.

Necip Fazıl Kısakürek, Asaf Halet Çelebi gibi yazar ve şairler üzerinde de bu anlayışın etkileri vardır.

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz