• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/edebiyatcimiz

Modernizmi Esas Alanlar

MODERNİZMİ ESAS ALAN ESERLER


 

Modernizmi esas alan eserlerde yalnızlık, toplumdan kaçış, geleneksel değerlere başkaldırı gibi konular işlenir.

  • Latincede “şimdi”yi ifade eden modern us kelimesinden türeyen modernizm ilk planda geçmişe karşı şimdiki zamanın yüceltilmesini ifade etmektedir.

 

 

  • Modernizmde geleneksel olanı günün anlayışına uydurma, geleneksel yapıyı ve anlatımı reddederek yeniyi ortaya çıkarma anlayışı vardır.

 

  • Modernist eserlerde toplumdaki değer çatışmaları, bireyin bunalımları, karmaşık ruh hali sembollerle anlatılır.

 

  • Dil ve anlatımda geleneksel tekniklerin dışında arayışlara gidilir.

 

  • Modernizmi esas alan metinlerde alegorik anlatıma önem verilir.

 

  • Yazarlar insanı çevreleyen toplumsal dünyayı yalın bir biçimde anlatmaktan kaçınırlar.

 

  • Modernizmi esas alan hikâyelerde olay olmakla birlikte esas olan, olayın birey üzerindeki etkisini anlatmaktır.

 

 

 

 

MODERNİZM VE POSTMODERNİZM

  • Modernizm Batı’da 20. yy’ın başında, postmodernizm ise 20. yy’ın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. Postmodernizm, modernizmin bir uzantısı olarak ortaya çıkmıştır.

 

  • MODERNİZMşimdi, yeni başlayan” anlamındadır. POSTMODERNİZM ise “modernizden sonra gelen, modern sonrası anlamına gelir. Anlaşılacağı gibi postmodernizm, ana ilkelerini modernizmden almış, modern roman üzerinde yeşermiştir.

 

  • Modernizm, Türk edebiyatında Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlarıyla (1972) görülür.

  • Tutunamayanlar’ın ardından Yusuf Atılgan’ın “Anayurt Oteli”, Ferit Edgü’nün “Hakkâri’de Bir Mevsimiyle modernist ilk ürünler 1970′lerde verilmeye başlanır.

  • 1950′lerden günümüze ise Latife Tekin (Sevgili Arsız Ölüm), Nazlı Eray (Ay Falcısı), Bilge Karasu (Gece), Orhan Pamuk (Kara Kitap, Yeni Hayat) eserleriyle modernist edebiyatın öncülüğünü yaparlar.

  • Ayrıca Adalet Ağaoğlu, Peride Celal, Erhan Bener, Ahmet Altan, Selim ileri, Nedim Gürsel, Ayla Kutlu modernist ögelere ağırlık verirler.

 

 

 

Postmodernist Anlatıların Özellikleri

  • Geleneksel (klasik) romanlardaki klasik olay kurgusuna karşın postmodern romanlarda kurgulanmış bir “olay” yoktur.

 

  • Postmodernist anlatılarda amaç, olay anlatmak değil, olayın yarattığı izlenimleri, duyguları anlatmaktır ki bu da “karamsarlık, yalnızlık, bunalım, gerçek arayışı” gibi duyguların ifadesidir.

 

 

  • Geleneksel (klasik) romanlardaki dün-bugün-yarın şeklindeki kronolojik/akıp giden zamana karşın postmodern romanlarda kronolojik bir olay veya anlatım olmadığından, zaman da akışkan değil durağandır; postmodern romanlarda yaşanan “an”lar vardır.

  • Yazar, duruma göre zamanda geriye dönüş (yaşanılanı kesintiye uğratıp geçmişe bir parantez açmak) veya zamanda atlama gibi karışık zaman dilimlerini anlatır.

 

  • Postmodern romanlarda, geleneksel romanlarda bulunan neden-sonuç veya başı-sonu sıralaması yoktur.

 

 

  • Geleneksel romanlardaki ilahı anlatıcı, postmodern eserlerde konumdan konuma geçer. Yani bir eserde ilahi, I. tekil, III. tekil bakış açıları iç içe kullanılır.

 

  • Postmodern metnin tek/doğru ve mutlak bir yorumu yoktur, okur sayısı kadar yorumu vardır. Aynı şekilde metin birden fazla sonla bitirilebilir.

  • Metinler, okurun “yaratıcı” olmasını gerektiren bir okuma gerektirir. Geleneksel romanlardaki yazar-metin-kahraman üçlüsünün yerine postmodern romanlarda “okur” önemlidir.

 

  • Postmodern metinlerde yazar, anlatımın bir kurmaca olduğunu okura hissettirir; genellikle okurla konuşur ve anlatının bir hayal ürünü olduğunu vurgular, metni yazma serüvenini olmadık yerde anlatarak metni nasıl kurguladığını okurla paylaşır.

  • Bu anlatım tekniğine, postmodern metinlerde vazgeçilmez olarak kullanılan “üstkurmaca” denir ki kurgunun serüveni olan postmodern metinlerde amaç, “roman yazmak değil roman kurmak”tır.

 

 

 

  • Kimi zaman kolaj/montaj tekniğinden yararlanılır: Romandan bağımsız, gerçek bir eserden örneğin denemeden alıntı yapılır kimi kez de bir öykü, mektup, masal, anı gibi metin adaları üst üste yığılarak metnin bütünlüğü dıştan bozularak roman kurgusu karmaşıklaştırılır.

 

 

  • Postmodern romanlarda roman kişileri, başka romanların kahramanlarıyla konuşturulur veya kurgu içinde başka eserlere göndermeler yapılır. Buna “metinlerarasılık” denir.

 

  • Postmodern romanlarda, kimi zaman başka türlerin “üslubu” taklit edilir (pastiş). Örneğin Latife Tekin, Sevgili Arsız Ölüm’de destan, halk hikâyesi, masal gibi sözlü edebiyat ürünlerinin üslubunu örneksemiştir. Kimi zaman belli bir metnin “konusu” taklit edilir/örneksenir (parodi). Örneğin Orhan Pamuk, “Benim Adım Kırmızı” romanında daha adından itibaren Umberto Eco’nun “Gülün Adı” romanını örneksemiştir.





 

Modernizmi Esas Alan Sanatçılar

 

YUSUF ATILGAN (1921 – 1989)


  • Modern Türk edebiyatının önde gelen ustalarındandır.

  • Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlı romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işleyen bir yazar olarak tanınmıştır.

  • Yapıtlarında kişilerin bilinçaltını irdeleyerek eğilim ve saplantılarını anlatmaya çalışmıştır.

  • Yalnızlık ve yabancılaşma konularını işlediği  “Aylak Adam” romanındaki “C”, Anayurt Oteli”ndeki “Zebercet” unutulmaz karakterler arasında yer almıştır.

Eserleri:

  • Roman: Aylak Adam, Anayurt Oteli, Canistan
  • Öykü: Eylemci, Bodur Minareden
  • Çocuk Kitabı: Ekmek Elden Süt Memeden

 



OĞUZ ATAY (1934 – 1977)


  • Oğuz Atay, hem söyledikleriyle hem de söyleyiş biçimlerindeki yeniliklerle modern edebiyatın öncü isimlerinden olmuştur.

  • Yapıtlarında toplum kurallarıyla çatışan, kent kalabalığı içinde yalnızlaşan, yabancılaşan aydınların iç dünyasını yansıtmıştır.

  • Toplum kurallarıyla çatışma içinde olan aydınların iç dünyalarını mizahın gücünden, modern ve postmodern anlatım tekniklerinden ustaca yararlanarak anlatmıştır.

  • 1970 yılında TRT’nin açtığı bir yarışmada “Tutunamayanlar” adlı romanı başarı ödülü almıştır. Bu ilk romanında küçük burjuva dünyasına ironiyle yaklaşmıştır

  • “Bir Bilim Adamının Romanı”, yazarın kendi hocası olan Mutafa İnan’ın hayatını anlattığı biyografik bir romandır.

Eserleri:

  • Roman: Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı, Eylembilim
  • Öykü: Korkuyu Beklerken
  • Tiyatro: Oyunlarla Yaşayanlar
  • Günlük: Günlük

 


 

RASİM ÖZDENÖREN (1940 – )


  • Türk öykücülüğünün önemli isimlerinden biridir.

  • Bireyin yalnızlığını, yabancılaşmasını, kuşak çatışmasını, modemlik, gelenek gibi sorunları, değerlerinden koparılmış ve modern kentlerin varoşlarında kıstırılmış bireyin veya ailenin acılarını yerli-İslami bir duyarlılık ve bakış açısıyla öykülerine taşımıştır.

  • Hikâyelerinde varoluşçu felsefeden izler görülür, bireyin bilinçaltına iner, ruhsal çözümlemelerde bulunur.

  • Eserlerinde kullandığı ruhsal çözümlemelerde oldukça başarılıdır.

Eserleri:

  • Hikâye: Hastalar ve Işıklar, Çözülme, Çok Sesli Bir Ölüm, Çarpışmalar, İmkânsız Öyküler, Ansızın Yola Çıkmak, Hışırtı…
  • Roman: Gül Yetiştiren Adam

 

 


ORHAN PAMUK (1952 – )


  • Modern ve postmodern anlatım tekniklerinden yararlanmış bir yazardır.

  • 2006′da Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ilk Türk yazardır.

  • Cevdet Bey ve Oğulları

  • İstanbullu, zengin ve Orhan Pamuk gibi Nişantaşı’nda yaşayan bir ailenin üç kuşaklık hikâyesini anlatan ilk romanıdır.



  • Sessiz Ev

  • Üç kardeşin babaannelerini ziyaret etmek üzere gittikleri İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasında geçirdikleri bir haftayı anlattığıromanıdır.



  • Beyaz Kale

  •  Venedikli bir köle ile bir Osmanlı âlimi arasındaki gerilimi ve dostluğu anlatan romanı pek çok dile çevrilmiştir.



  • Kara Kitap
  • Bu romanında İstanbul’un sokaklarını, geçmişini, kimyasını ve dokusunu, kayıp karısını arayan  Avukat Galip aracılığıyla anlatmıştır. Kara Kitap, geçmişten ve bugünden aynı heyecanla söz edebilen bir yazar olarak Orhan Pamuk’un ününü genişletmiştir.

  •  “Yeni
  • Hayat”
  • adlı şiirsel romanında ‘’Bir Gün Bir Kitap Okudum Hayatım Değişti’’ cümlesiyle okuru etkileyen  Pamuk, esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli bir genci hikâye etmiştir.



  • Benim Adım Kırmızı
  • romanında Osmanlı ve İran nakkaşlarını, Batı dışındaki dünyanın görme ve resmetme biçimlerini bir aşk ve aile romanının entrikasıyla hikâye ederek anlatmıştır.

  •  “Kar
  • İlk ve son siyasi romanım'' dediği bu eserin kahramanı Şair KA aracılığıyla Türkiye’nin siyasi sorunlarını anlatmıştır.

  • İstanbul,
  • yazarın hem yirmi iki yaşına kadar olan hatıralarını aktardığı bir hatıra kitabı, hem de kendi kişisel albümüyle, Batılı ressamların ve yerli fotoğrafçıların eserleriyle zenginleştirilmiş, İstanbul üzerine bir denemedir.



  • Öteki Renkler
  • ”Bu kitabında, söyleşi, hikâye ve denemeleri bir araya getirilmiştir.



  • Babamın Bavulu
  • ”  Nobel Edebiyat Ödülü konuşmasını ve diğer konuşmalarını “Babamın Bavulu” adlı kitapta bir araya getirmiştir.



  • Masumiyet Müzesi
  • ”Bu eser, bir aşk romanıdır ve bu romanın adıyla anılan bir müze açmıştır.

Eserleri:

  • Roman: Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev, Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı, Kar, Masumiyet Müzesi
  • Söyleşi – Hikâye – Deneme: Öteki Renkler
  • Anı – Deneme: İstanbul

 

 

 

BİLGE KARASU (1930-1995)


  • Bireyin iç dünyasını, ruh halini, bunalımlarını, toplumla çatışmalarını ve bireyin yalnızlığını konu alan öyküleriyle tanınmıştır.

 

  • Kendine has üslubu ve gerçekçi anlatımı vardır.

 

 

  • Somutlamalar benzetimler ve imgeler yoluyla insan gerçekliğini araştırmayı amaç edinmiştir.

 

Eserleri

Roman: Kılavuz, Gece

Öykü: Troya’da Ölüm Vardı, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, Göçmüş Kediler Bahçesi, Kısmet Büfesi

Deneme: Ne Kitapsız Ne Kedisiz, Altı Ay Bir Güz, Narla İncire Gazel

 


ADALET AĞAOĞLU (1929-…)


  • İlk romanı Ölmeye Yatmak'tır
  • Öykü, roman ve oyun türünde yapıtlar vermiştir.

 

 

  • Bilinç akışı ve iç monolog tekniklerini başarıyla kullanmıştır.

 

  • Öykü ve romanlarında doğa-toplum-zaman ilişkilerinin insanın iç dünyasındaki yansımalarını temel almıştır.

 

 

 

Eserleri:

 

Roman: Ölmeye Yatmak, Fikrimin İnce Gülü, Hayır, Bir Düğün Gecesi, Yaz Sonu

 

Öykü: Yüksek Gerilim, Sessizliğin İlk Sesi, Hadi Gidelim

 

Oyun: Evcilik Oyunu, Çatıdaki Çatlak, Çok Uzak Fazla Yakın

 

 

 

NEZİHE MERİÇ (1925-…)


 

  • Türk edebiyatının önemli kadın öykücülerinden birisidir. 1970'li yıllardaki siyasî savrulmaları öyküleştirmiş, kadın ve çocuk sorunlarına eğilmiş bir yazardır.

 

  • Öykü roman ve oyun türünde yapıtlar vermiştir.

 

 

  • Öykü ve oyunlarıyla birçok ödül almıştır.

 

 

  • Yapıtlarında genç kızların ve kadınların ruh halini, onların iç yalnızlığını şiirsel bir dille anlatmıştır.

ESERLERİ



Roman: Korsan Çıkmazı,Boşlukta Mavi

Öykü: Bozbulanık, Bir Kara Derin Kuyu, Topal Koşma, Gülün İçinde Bülbül Sesi Var (2008)

 

Çocuk Kitapları

  • Alagün Çocukları (1976)
  • Küçük Bir Kız Tanıyorum dizisi (7 kitap, 1991-1998 arasında)
  • Dur Dünya Çocukları Bekle (1992)
  • Ahmet Adında Bir Çocuk (1998)
  • Türk Dil Kurumu (1962, Korsan Çıkmazı)
  • Sait Faik Hikâye Armağanı (1990, Bir Kara Derin Kuyu)
  • Sedat Simavi Edebiyat Ödülü (1998)

Ödülleri

 


VÜS’AT ORHAN BENER (1922-2005)


  • 1950'de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin birlikte düzenlediği öykü yarışmasında "Dost" isimli öyküsüyle üçüncülük kazandı. Bu başarı tanınmasını sağladı.

  • Seçilmiş Hikayeler, Varlık, Yeditepe dergilerinde yayınlanan şiir ve öyküleriyle dikkat çekti.

 

  • Vüs'at O. Bener, eserleri içinde daha çok özyaşamöyküsel nitelik taşıyan öyküleriyle bilinir. Bener, ham gerçekliği edebi bir temele oturtarak ele aldı. Gündelik olaylarla, bilinçaltında birikmiş yaşam parçalarını birleştirdi.

  • Sürekli yeni anlatım biçimleri arayan yazar, bu yönüyle zaman zaman şematizme düşmekle, dış gerçekleri yanlış yerlere koymakla, hatta bozmakla eleştirildi.

  • Bener'in eserlerinde ölüm izleği önemli bir yer tutar. Bunda yazarın genç yaşta doğum sırasında kaybettiği ilk eşi ve doğumdan sonra yaşatılamayan çocuğunun da etkisi vardır.

 

Eserleri


Öykü

  • Dost (1952)
  • Yaşamasız (1957)
  • Siyah-Beyaz (1993)
  • Mızıkalı Yürüyüş (1997)
  • Kara Tren (1998)
  • Kapan (2001)

 

Oyun

  • Ihlamur Ağacı (1962)
  • İpin Ucu (1980)

 

Roman

  • Buzul Çağının Virüsü (1984)
  • Bay Muannit Sahtegi’nin Notları (1991)

 

Şiir

  • Manzumeler (1994)
  • Ihlamur Ağacı ile 1963 Türk Dil Kurumu Tiyatro Armağanı
  • İpin Ucu oyunuyla 1980 Abdi İpekçi Armağanı (paylaştı)
  • 2005 İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı (Vefatı nedeniyle eşi Ayşe Bener tarafından kabul edildi.)

Ödülleri


FERİT EDGÜ (1936-…)


Edebiyatın pek çok alanında eser vermiştir, pek çok eseri de dünya dillerine çevrilmiştir.

Edebiyat yaşamına şiirle başlamış, öykü ve romanla bu yaşamı sürdürmüştür.

Hakkari’de Bir Mevsim’i sinemaya uyarlanmıştır.

Eserler:

 

Roman: Kimse (1976), O/Hakkari'de Bir Mevsim (1977), Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988)

Öykü: Bir Gemide, Çığlık, Kaçkınlar, Bozgun, Nijinski Öyküleri

Senaryo: Hakkâri'de Bir Mevsim (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)

Şiir: Ah Min-el Aşk (1978), Dağ Şiirleri (1999)

Deneme: Tüm Ders Notları, Binbir Gece, İnsanlık Halleri, Yazmak Eylemi

Ödülleri

  • Sait Faik Hikâye Armağanı 1979 (Bir Gemide)
  • Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü 1979 (Tüm Ders Notları)
  • Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü 1988 (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)

 



FÜRUZAN (1935-…)


  • Yazarlığının ilk dönemini gençlik hevesi olarak tanımlayan Füruzan, asıl eserlerini 1960’lı yıllarda vermeye başladı.

  • 1964-1972 arasında Dost, Yeni Dergi ve Papirüs’te yayınlanan öyküleriyle dikkat çekti.


    • İlk kitabı Parasız Yatılı ile 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanınca ünlendi. Bu ödülü kazanan ilk kadın yazar ünvanını aldı.

    • Parasız Yatılı'yı Kuşatma (1971) ve Benim Sinemalarım (1973) adlı öykü kitapları izledi.

    • Öykülerinde kötü yola düşmüş kadın ve kızların, çöküş sürecindeki burjuva ailelerin, yeni yaşama koşullarından bunalan, yurt özlemi çeken göçmenlerin, yoksulluk içinde yaşama savaşı veren, tek silahları sevgi olan yalnız kalmış kadınların, çocukların dramlarına sevecen bir bakışla eğildi. 

    • 1973'te ilk romanı Kırkyedililer 'i yayımladı. Türkiye tarihine '68'liler olarak geçmiş, devrim ve isyancı bir kuşak olan 1947 doğumluların hikayesini anlatan eser, geniş bir kitle tarafından sevildi,

    • 1975'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü aldı.

    • Berlin'in Nar Çiçeği  1988'de yayımlanan ikinci romanıdır, Almanya'daki göçmenlerin hayatını işlemiştir

    • Bosna Savaşı esnasında Balkanlar'ı kapsayan yolculuğunun izlenimlerini İşte Bizim Rumeli (1994) ve yeni baskısı Balkan Yolcusu (1996) kitaplarında paylaştı.

ESERLERİ

 

Roman: Kırk Yedi'liler (1974), Berlin'in Nar Çiçeği (1988)

Öykü: Parasız Yatılı (1971), Benim Sinemalarım (1973), Gül Mevsimidir (uzun öykü, 1973), Gecenin Öteki Yüzü (1982), Sevda Dolu Bir Yaz (1999), Toplu Öyküler (2003)

Oyun: Redife'ye Güzelleme (1981), Kış Gelmeden (1997)

Şiir: Lodoslar Kenti (1991)

 

 


SAİT FAİK ABASIYANIK (1906-1954)

 

  • Türk edebiyatında Durum Öykücülüğünün en önemli iki temsilcisinden biridir(Memduh Şevket Esendal)

 

  • Eserlerinde insan ve doğa sevgisi önemli bir yer tutar.

  • ''Bir insani sevmekle baslar her sey'' dizesi oldukça meşhurdur.

  • İstanbul Öykücüsü  olarak tanınmıştır.

 

 

  • İstanbul, Burgaz Ada, Balıkçılar, Deniz, Yoksullar Küçük İnsanlar, Doğa eserlerinde en sık işlediği konulardır.

 

  • Eserlerinde yalın, içten, halkın dilini kullanmıştır.

 

ESERLERİ

 


Roman: Medarı Maişet Motoru, Kayıp Aranıyor.

Öykü: Semaver, Sarnıç, Son Kuşlar, Şahmerdan,  Alemdağ’da Var Bir Yılan, Luzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi, Havada Bulut, Havuzbaşı,

Şiir: Şimdi Sevişme Vakti

Röportaj: Mahkeme Kapısı, Tüneldeki Çocuk

 

                                                                                                                                                       

 

 

 

 

 

 

                                         

 

 

 

 

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz