• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/edebiyatcimiz

Abes-Muktebes Tartışması

                Abes-Muktebes Tartışması

 


abes- muktebes kelimeleri yüzünden çıkmıştır.

 

"abes" kelimesinin sonundaki "s" harfi Arap alfabesinde "peltek s" ile; "muktebes" kelimesinin sonundaki "s" ise "sin" ile yazılmaktadır. Bu tartışma bir anlamda bu şekilde bir kafiyelendirme yapılıp yapılamayacağı tartışmasıdır.

 

Recaizade Mahmut Ekrem'le (ZEMZEME), Muallim Naci (DEMDEME), tartışmanın taraflarıdır.

Demdeme ve Zemzeme adlı eserlerde cereyan etmiştir. Eski-yeni edebiyat tartışması da denir.

 

Zemzeme sözlük anlamı: Şırıltı; mecazî anlamda ise nağmeli ve uyumlu söz anlamına gelmektedir. 
Demdeme sözlük anlamı: Hoşa gitmeyen sözler; hiddetli gürültülü ses.

 

Ses ve yazım yönünden hangi sözcüklerin uyaklı sayılacağı konusunda Türk yazarları arasında çıkan ve yeni bir şiir beğenisinin yerleşmesine temel oluşturan tartışmadır (1895). Divan ve Tanzimat şairleri sözcüklerin uyaklı (kafiyeli) sayılabilmesi için Arap alfabesine (abecesine) göre yazımlarındaki benzerliği (son harf ve harekelerin aynı olmasını –“kafiye göz içindir”) zorunlu sayıyorlardı.

                              
Tartışmanın Başlaması


Malumat dergisinde Hasan Asaf adlı gencin Burhan-ı Kudret adlı şiiri yayımlanırken derginin yazarlarından Mehmet Tahir'in eklediği eleştirel not, uyakla ilgili geleneksel görüşü değiştirecek bir tartışmayı başlattı. Mehmet Tahir söz konusu şiirde 

“Zerre-i nurundan iken muktebes

 Mihr ü mehe etmek işaret abes”

Dizelerinin, son sözcükleri Arap alfabesine göre iki ayrı harfle (se ث ve sinle س ) yazıldığı için, uyaklı sayılamayacağını ileri sürdü. Yanıt veren Hasan Asaf kendisini savunurken Recaizade Ekrem'in "Kafiye sem (kulak) içindir, basar (göz) için değildir" sözünü anarak onu tanık gösterdi. Tartışmaya Recaizade Ekrem de katıldı; uyakta yazılış biçiminin değil ses değerinin gözetilmesi gerektiğini belirtti. Arap şiiri kurallarına göre yapılan uyakların artık bırakılması düşüncesini savundu.
        R.Ekrem'in görüşleri doğrultusunda ürün veren Edebiyatı Cedide şairleri "kulak için uyak" uygulamasını sürdürdüler. Türk abecesinin benimsenmesinden sonra "göz için uyak-kulak için uyak" ayrımı geçerliliğini bütünüyle yitirdi. Abes-muktebes tartışmasının, uyak konusu dışında Türk edebiyatına eleştiri türünün gelişmesi bakımından da katkısı oldu.